eskişehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eskişehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Aralık 2008

kısa kısa, inceden...


* Gece oldu mu darlanıyorum ben arkadaş.. birseyler oluyor, sinirleniyorum.
agresif, tripli bir hatun oluyorum. hoş değil. (ben bunu bir yazı da yine yazmıstım ya)

* Erkeğin -çok afedersiniz- o. ağızlısından hiç hoşlanmıyorum. muhabbeti kestiğinde de olmuyor, inatla konuşuyorlar, inatla hayatını karıştırıyorlar. bir sktrsn gitsinler artık. hadi canım sağdan sağdan..

* ha bu arada gördüğünüz gibi "hayatın böğründen" diye bir şey var artık blog'um da.
yazı dizisi olucak o. altını çiziyorum yaşadığım şeyler değil, tespit böceği yanımın gördüğü şeyleri aktarıcam. baştan anlaşalım da kimse üstüne almasın. severing hepinizi!

* yorum konusuna da açıklık getirelim. Yorum fasilitesi şu durumda çalışır modda: yazının başlığına tıklayın ve yazının altında yorum gönder kısmına yorumunuzu bırakın veyahut olan yorumları okuyun canlarım. diğer türlü kaç yorum var falan görünmüyor. en kısa zaman da çözeceğim bunu da.

* pek sevgili babamın ameliyatı dolayısı ile bursa'daydım bu hafta sonu. hiç özlememişim. hala aynı dar,sıkıcı bursa. fakat anne ile babanın ayrı koltuklarda kardeş kardeş uyumaları ve birbirlerine göz kulak olmalarından dolayı battal boy yatak benimdi sevgili okurlar. şu karınca yiyen boyumla ancak battal boyda rahat edebiliyorum onu kavradım. huzurlu uyku direk oeeeh =)

* bak yine aklıma geldi. dedikodu.. az kaldı geberticem karaktersizler.. biraz daha konuşun bakalım..

* bir insanı artistlesmesin diye, daha mı az seversiniz? böyle birsey var mıdır? varsa ne işe yarar? çok merak ediyorum. haliyle ben bunu beceremiyorum. ne kaybederim ki?

* sevgi neydi? sevgi emekti.. samet onu baba bildi.. zszsz! selvi boylum al yazmalım forever =p

* cimbom nasıl attı 4 tane ama meheehe. o değilde forma almalıyım kendime bir adet. uf!

* patates kızartması ile kahveye aynı anda taparım. ivet!

* geçenler de arkadaşın teki; sende değişik bir sey var. kalp gözü acık olur ya bir insanın aynen öyle dedi.. birsey diyemedim. ne denir ki zaten? =p

* çok net rüyalar görüyorum. olan biteni sormama gerek kalmıyor. kim kimle nerde takılmıs, kimle yatmıs, kim aldatıyor cok net görüyorum. ondan sonra da baskaları onaylıyor zaten.
kalp gözüm mü açık ne? ahah=)

* bir kadını asla küçümsemeyin. cok zararlı cıkabilrsiniz. kadın şerri diye birsey var. kötü bence.
=)

* kelimeler de tehlikeli. nerde ne söylediğinize dikkat edin. hava, su ve tabii ki "yol" olarak geri dönebilir. söylemesi..

* yapmam dediğim herseyi yapmısım.. çok büyük konusuyormusum mis gibi.. tükürdügümü yalattılar cok net bir sekilde. yine yaa =)

* bir kere cok sevdim. herkes konuştu. sizi olumsuz etkileyecek kimseden tavsiye almayın.hele saglıklı ilişkiler kuramayan birinden asla!

* öğretmen hanım oldum ben. ders verecegiiiim eskisi gibi. neksel neksel..

* ana aklıma geldi. eski sevgilinin eski sevgilisini takan bir insan grubu mevcut su hayatta. sunu düsünün bir de; sizin ki yol yapmasa eski sevgili neden canınızı sıksın ki?! eger o da birsey yapmıyorsa niye darlıyorsunuz birbirinizi bilmem.. bir rahad olun.

* amy winehouse- back to black! su sarkıya biraz respect.. biraz! =)

neyse; rahad moduma geri döneyim.çemkirdim rahatladım.
bir huzura dogru yazısının sonuna daha geldik.. severim hepinizi.

21 Mayıs 2008

fade out

Bahar yorgunluğunun melankoli ile iş birliği yaptığı bir başka gece.. sanırım melankoli hali buğra'dan bulaşıyor. msn'de olan insanların çoğu darlanmış durumda. herkes açmış bir şarkı, sözlere kitlenmiş durumda. bende her gece olduğu gibi bu gece de gereksiz hayat sorgulaması içindeyim. ama bu akşam ki diğerlerinden biraz daha farklı sanki. ne kadar unutulması gereken anı varsa hepsi su yüzüne çıkmış gibi. geri itmeye çalışıyorum onları, olmuyor.. işin en kötü tarafı ise artık böyle akşamlar için alkole bile gerek duymadığım.. bir şarkı, bir sigara ya da bir isim yetiyor.belki de yaklaşan yolculuk yapıyor beni böyle. keşke o vakit hiç gelmese.. sevdiğim her şey burda benimleyken onları bırakması o kadar zor geliyor ki..

güzel anıların hepsini tekrar tekrar hatırlayıp unutulmaz kılmak en iyisi belki de. uzakta olunca bir tek onlar olacak yanımda.. yine blogda yazıcam, en güzel şarkılarımı dinlerken. düşünücem iyi-kötü yaşadığım herşeyi. kendi kendime yad edicem herkesi, kendi kendime doldurucam boş yerleri. hayatımın dönüm noktası olan şu üniversite yıllarının, bende nasıl etkiler bıraktığını yazıcam sanırım bir kenara. şımarık polyanna'dan, gaddar o kadın'a dönüştüğüm yılları.. çok komik geliyor şu an aldığım hal. benim düşlediğim kadın, bu değildi. annesinin aşk şarkıları ile büyüttüğü, darlayacak kadar romantik olan, hayata karşı o pembe gözlükleri hiç çıkarmayan aptal bir kadındı hayalimdeki.farkettim ki öyküyü yanlış yazmışım.

yanlış tercihlerimin acısını çekiyorum şuan. zamanında uzak durmam gerektiğini düşündüğüm insandan kaçarken, hiç bulaşmamam gereken bir insana çarptığımı yeni anlıyorum. o zamanlar her bir araya gelişin ne kadar acı verdiğini göremiyormuşum. sırf kaybetmemek uğruna dost oluyormuşum, canımı verecek kadar değer veriyormuşum. ve bu insanları hep korkutuyormuş, sizinle bir araya gelmemek için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlarmış.

bunları kabul etmek benim gibi hayal dünyasında yaşayanlar için çok zordur. kendimizi kandırmayı daha iyi beceririz biz. yok olanı var eder, mutsuzluğu mutluluğa, belkileri evet'e çeviririz. ve yine kendimizi kandırırız. yapı meselesi sanırım bu.ama hissettiklerim kesinlikle pişmanlık değil. gitmeden önce, bunları hazmetmem, alışmaya çalışmam gerekiyordu. bende aynen öyle yapıyorum. daha yakın zamanda yaşadığım mutlulukları hatırlıyorum hep. ama artık yeni anılar için gitme vakti yaklaşıyor. hayal dünyasına yeni bir yer ekleme, eski benden yeni bir ben yaratmanın zamanı şimdi. yaşamaya korktuğum her güzel şeyin verdiği tarifsiz hazımsızlık ile dostlarıma, aşklarıma ve aileme "hoşçakalın" demem gerek. "keşke" demeden "pişman" olmadan yaşadığım hayata tekrar bir göz atıp, teselli aradığımda bendeki anılarınızdan destek alıcam.

eski$ehir,istanbul ve konya'da ki dostlarıma selam ederim.
gelişerek değişmek adına hodcakalın! =)

18 Mayıs 2008

eski$ehir idneler derneği: mu$ ovası sıra geceleri

düşünülenden eksik ve yitik başladık alkol haftasına. moraller bozuktu, zehra gelemiyordu, sınavlar vardı, istanbul'dan problem ha çıktı çıkıcak derken az kalsın çatlıyorduk, o kadar daraldık. ama dedim ya o yitiklik, eksiklik duygusuna rağmen istanbul ve eski$ehir'i bir araya getirmeyi başardık.

bir araya gelişi kutlamak, bir araya gelmek kadar zordu. cuma toplandık, pazartesiye kadar içemedik. hep bir şey çıkıyordu. ama sonunda zafer bizim oldu ve pazartesi dahil şu geceye kadar kendimizi bilmeksizin içtik.. yad ettik anılarımızı, sevdiklerimizi, geçmişe dair iyi-kötü ne varsa herşeyi. bu sefer hiç birimiz ağlamıyordu, teselli etmiyorduk birbirimizi. ilgiye, şevkate ya da öneriye ihtiyacımız yoktu. sadece birlikte olmalıydık. eski$ehir'de ki son 1 ayımın ve dostluğumuzun adına.

daha öncede söylemiştim ya "birçok kişinin kulaklarını çınlatacağız" diye aynen öyle oldu. her şeyden malzememiz vardı. biraz ondan biraz bundan konuşurken farkettim ki 6 sene önce ki kişiliklerimizin yerinde yeller esiyor. bir şeyler olmuş hepimize. acıya alıştığımızı ve bununla olgunlaştığımızı göremeyecek kadar hayatın trafiğine takılmış gidiyoruz, ayrı düşmüşüz tercihlerimizle. zaman azaldıkça bazı şeylerin farkına varmakta zorunlu hale gelmiş. bizde farkında olmadan akan giden zamana dur demek adına içtik sanırım. (kötü bir sebeb gibi göründüğünün farkındayım,inanın göründüğü gibi değil =p)

neyse; "hayat güzel, tercihler zor, dostluklar vurucu, aşklar öldürücüdür" felsefemizi kendilerine hatırlatarak, nergis ve merve'nin gözlerinden öpüyorum. zannetmesinler ki zehra ve elif'i unuttum. yok öyle birsey unutmadım,seviyorum,akıllı olun, aklınızı alırım.hodcakalın necatiler!

koçfest 2008

gün geçmiyor ki anadolu üniversitesi insanı gt etmesin. şenliklere yine -yine kelimesine dikkat- şebnem ferah geliyor,ferhat göçer'i çağırmışlar, hay allahım biz bu sene kimi dinliyeceğiz tarzı bir çok yakarış sonrasında dertlerimizin ne kadar büyük olduğunu test etmek amacı ile bir yumak insan(!) konsere gittik.

konser alanına vardığımızda hayko cepkin çoktan ortalığı birbirine katmış, feryat figan bağırıyordu. iyi oldu yetiştik, adam kesinlikle dananın teki.. yıktı geçti ortalığı.. ama o gecenin en az beklenen ismi olarak şebnem ferah kendine aşık etti, öldürdü, diriltti. önyargılarımızın hepsini nereye attık hatırlamıyorum ama geçen sene istediği gibi bir performans sergileyemediği ve bu senenin diğer senelerin aksine daha farklı olacağını söyleyerek başladı konsere. aynen dediği gibi oldu. ağzımız açık izledik konseri. konusmasına, mimiklerine ne yaptıysa artık o kadar farklı geldi ki gözümüze onu ilk defa görüyormuşuz gibi izleyip, şarkılarını da daha önce hiç duymamışcasına dinledik. (vay kürt) ve farkettik ki çok feci kürt moduna bürünmüşüz, terketmek lazım mekanı. haliyle kendimizden utanıp eve dönsekte pek eğlendik, pek mutlu olduk.

sırada duman ve ferhat göçer falan var. ferhat'ı at gitsin de duman dinlenir.. yani hiç yoktan iyidir.

06 Mayıs 2008

eski$ehir idneler derneği:mu$ ovası sıra gecesi

cuma günü başlayacak ve 10 gün boyunca devam edicek olan mu$ ovasi sıra gecesi şimdiden hepimizi ayar etmiş durumda. hazırlıklara başladık. izmir, istanbul ve konya'dan katılımcıları bekliyoruz. alkol'ü, müziği,dansı, muhabbeti derken gündemde hangi konular varsa tartışılacak, 1500 kişinin kulaklarını çınlatıcaz. her gecenin ayrı bir anlamı olucak, ayrı bir içkisi ve mekanı. zehra,didem, merve ve nergis'in bizzat katılması beklenirken, paçi'min de telefonla bize destek vereceğini ümit ediyoruz.(onlara göre içim,bana göre paçi=P) katılım şartı yanlızca uğrak kod adli kişinin kızıla boyanmış saçlarına destek vermeniz ve caretta caretta'ları sevmeniz.. (aushdkajs!)

desteklerinden dolayı; te$ekkürler dove..

02 Mayıs 2008

eski$ehir

mayıs eski$ehirliler için şenlik ayıdır. panayırlar, konserler derken koca bir ay tatil anlamına gelir lakin anadolu üniversitesi'nin bir çok şeyi beceremediği gibi bunu da becerememesi yedi bitirdi bizi. bu sene de alakasız isim olarak ferhat göçer'i çağırmışlar şenliğe. bunun dışında şebnem ferah, pinhani, hayko cepkin geliyormuş. 222'nin de mayıs ayı içindeki konser planında, hande yener, murat boz gibi isimler var. sen ki koca üniversitesin,sen ki milletin okumak için can attığı bir şehirsin.. aslansınız, kaplansınız.. e peki, bu konsere gelen isimler nedir arkadaşım? (cos, hayko cepkin'e birsey demiyorum, bağırma =P )