müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

02 Kasım 2008

Mamma Mia!!!

Mamma Mia!!!

Beni tanıyanlar iyi bilir ki dans etmesini, şarkı söylemesini, müzikalleri,
50'lerden 80'lere kadar olan dönemi, haliyle eski hitleri, diskoyu welan çok severim.
yine benim ayarımda birsey izledim. paylasmak istiyorum. ama ondan önce isyanım var bir saniye hemen çemkireyim.

bu tarz filmleri, müzikalleri, afilli disco kıyafetlerini,abartılı dansları ve müzikleri insanlar neden begenmez aklım almıyor! valla almıyor. şu noktada tarza saygı duyamıyorum. öyle rahatsızım =)


neyse okurlar, bir kac notum var filme ve oyunculara dair. buyrun;

*Meryl Streep : bu nasıl bir insandır? insan hiç mi yorulmaz ya da onu bırak ödüle doymaz? bu kadar mükemmel ve basarılı olmak hos mudur? nerdeyse 60 yasında hala hoplar zıplar ya! nazar degdiricem kadına, ölecek.. ondan sinirleniyorum..

*Pierce Brosnan: aynen iletimden alıntı yapıyorum: "ah pierce what did you do to me bebişim gecenin bir vakti ya?" bu işte. adam filmin sonunda coktan dagıtmıs oluyor sizi. cok yakısıklı pff.
ayrıca streep ile olan sahnelerinde gayet gercekci ve basarılı. kendisi durumu söyle acıklıyormus; "drama okulundayken streep'e asıktım, bu rolüde sırf o var diye kabul ettim. " amca gercekci olma nedeni olarak baska ne diyebilir ki?

*S.O.S: Abba'nın 1975'de kendi isimleri ile cıkardıkları albümden bir sarkı. fekat brosnan ve streep arasında ki bir sahneden dolayı fazlaca ilgimi cekmiş, kendini ezberletmiş şarkıdır.

*Colin Firth: bütün karizmasını çizdirdi. mümkün değil toparlaması ehehe =)

*Amanda Seyfried: streep'in filmdeki kızı. fazla sarı ama çok basarılı. sevdim ablayı. sesi de güzel miss gibi!

*filmde herkes şarkı söylüyor nerdeyse. fazla kastırmaca gibi dursa da. cok eglenceli.

*ben bizzat filme, streep'e, abba'ya ve brosnan'a asık oldum. ve hepsinin pek güzel sarkı söylediklerine kanaat getirdim.. -tekrar tekrar-

*filmin en güzel sahnesi için S.O.S mamma mia
yazın izleyin.link olmiyi:P

kendinize bir iyilik yapın ve bu filmi izleyin!
izleyin lan! =p

ve dayanamayıp soundtrack'i asagı da veriyorum.
dırırıdırırıdırırı yasasın mamma mia!

19 Ekim 2008

şefin pazar spesyali!


Bu pazar şefin tavsiyesi çılgın gacı Macy Gray'den yana..
Macy Gray'de "i try" ile bünyeleri hırpalıyor.
afiyet olsun blogger kardeslerim. (inceden tasavvuf) =P
buyrun burdan yakın..
blogger notu:gencler sakin olun, yükleme az biraz uzun sürebilir.
celallenmeyin..be cool.


12 Ekim 2008

şefin pazar spesyali!


Ben adalar'da çayımı yudumlarken, istedim ki sizde güzel birseyler dinleyin.
Kulakların pası silinsin,falan. O yüzden şef'in pazar spesyali olarak; bugün listelerimizde
stereophonics'den "maybe tomorrow" var. aşağıda ki linkten edinip,bir güzel dinleyin.. ha varsa zaten, ne mutlu size..

bu "neksel" şarkı için şuraya gidiyorsunuz canlarım..


11 Temmuz 2008

bu hangi şarkı laaaaan?!?!

tamam kabul ediyorum, bazı konularda takıntılarım var. bir kaş- göz hareketine, isme, harekete, tonlarca bulamadığım şarkılara.. herşeye gıcık olabilirim, insanı darlayabilirim. ama farkettim ki bazen bu takıntılar güzel olabiliyormuş. dün kat 3'te günlük alkol alımını gerçekleştirirken, uzun zamandır kafamda deli gibi çalan ama adını bir türlü hatırlayamadığım şarkıyı duydum. gabrielle'nin out of reach şarkısıymış. hemen öğrendik. bridget jones'un soundtrack'ten.. bu arada kat 3 çalışanları için hoş bir müşteri değilim sürekli şunu istiyorum!, bunu getirin!, lan bu şarkı neaa? diye darladığım için kaçıyorlar benden. neyse bir kaç şarkı daha yazıyorum şöyle kenara kenara, mutlaka dinleyin.. bunlar şu sıralar favorilerim..

gabrielle- out of reach
dolores o'riordan-butterfly
redd- mutlu olmak için
redd-dünya
redd- çığlık çığlığa
sam sparro- black & gold
duffy- mercy
finger eleven- paralyzer
riverside- conceiving you
riverside- i believe
3 doors down- landing in london
tristâme - without you
iggy pop - the passenger
agua de annique - day after yesterday
..

18 Haziran 2008

ba$ka türlü bir$ey

Yeni Türkü'nün yeri hep ayrı olmu$tur bende. Her $arkısı, ayrı bir hatıranın fon müziğidir. Uzun zamandır playlistte durmasına rağmen, açıp dinleyesim gelmemi$ti. Geçen ak$am yine konyalının terbiyesizliği tuttu -her zaman ki hali tabii- yeni türkü'den ba$ka türlü bir$ey'i yolladı. Zamanında bizzat silip dinlememeye karar verdiğim $arkılardandı, kıyamadım aldım yine. Biliyordum böyle bağlılık yapacağını, hep aynı etkiyi bırakıyor ben de yeni türkü. Yine takıldım, yine dardayım.. (yalan lan ahuah) Neyse her ak$am ba$ka bir psikopat kitliyor bana. Çoğu ak$amlar nasıl oluyorsa, ali ile aynı psikolojiyi payla$ıyor ve sagopa'ya kadar birbirimizi darlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Zaten diğerleri sürekli darda, normal bir$ey yollayan yok. O yüzden bu kadar psikopat insanlar içinde, ($aka,komiklik,eğlence!) yeni türkü mis gibi oldu. Benim gibi insanların (emrah ve $eker kız candy arasında kalan jenerasyon) ruh halini çok güzel anlatır. Ben $ahsen,bizzat, kendim yeni türkü'yü çok severim, seven insanlara da saygım sonsuz. ($erefsizim can sıkıntısından oluyor bütün bunlar)

14 Haziran 2008

aşık mıyız benjamin?!

gece diye bir alternatif grup varmı$, yeni öğrendik. "a$ık mıyız?" adlı çıkı$ parçaları ile fena olmadıklarını dü$ünüyorum. öyle ki bir kaç gündür $arkının sözleri dilimden dü$müyor. çalar saat misali, "a$ııııık mıyyıııııızzz?" diye ötüyorum saat başı. albümün prodüktörlüğünü de koray candemir yaptığından, albümün gayet ba$arılı olacağına eminler ki bende öyle dü$ünüyorum. "kız" adlı $arkıyı da ayrı tavsiye ederim, sevgili blog okurları.. sırada ki parça "a$ık mıyız?" burdan tüm benjamin severlere gitsin.. daksjd.. Isabell,benjamin..this is for you..

a$k her $eyi bıraktığın yerde ba$lar, kaçamazsın
sözün bittiği yerdesindir, bu yüzden konu$amazsın
dua kadar dürüsttür onunla asla oynayamazsın
$imdi söyle sence biz a$ık mıyız?

bak senin de gözlerinde huzursuzluk ve $üphe var
belli ki ya$adığın daha bitmemi$ bir $eyler var
gel sen de yüzle$ içindeki gerçek senle şimdi
söyle sence biz a$ık mıyız?

21 Mayıs 2008

gitme ne olur

efsane insan(dı) cem karaca. ya çok seviliyor, ya nefret ediliyor bu adamdan.. bazısı hepten kopmu$ tanımıyor bile. çocukluktan beri bildiğim fakat son 4 senedir $arkılarına ba$ka anlamlar yükleyebildiğim insan o. bu kadar sevmemin nedeni belki de $arkılarının haddinden fazla samimi, doğal ve gerçek olması. öyle ki, her dinleyi$te ba$ka $eyler çağrı$tırıyor insana. hasta oluyorum. bir ara fon müziği olarak 'bu biçim' ve 'de$er de geçer' 'i seçtiysem de bu ara favorim nerde kalmı$tık albümünde ki ' sende başını alıp gitme'. muhte$em bir $arki.oeeh.

"sende ba$ını alıp gitme ne olur, ne olur tut ellerimden.."

sözlerini de yazıyım, dayanamıyorum.

Ben suyumu kazandım da içtim
Ekmeğimi böldüm de yedim
Alkışı duydum ihaneti gördüm
Sesim de oldu sessizliğimde
Seviştiğimde oldu benim

Sen de başını alıp gitme ne olur
Ne olur tut ellerimi
Hayatta hiç birşeyim az olmadı senin kadar
Ve hiçbirşeyi istemedim
Seni istediğim kadar
Sende başını alıp gitme ne olur
Ne olur tut ellerimi..

radio be cool!

burak, göktuğ ve buğra'nın muhte$em fikirlerinden biri daha.
iddia ediyoruz gevezeden sonra en eğlenceli radyo programı bu (!)
(objektif olamıyorum sanırım uahaıhskjd!)
hayırlı olsun diyoruz tekrardan..

mıhte$em üçlü'nün de söylediği gibi buyrun ''derhal dinleyin!''

19 Mayıs 2008

feridun düzağaç'tan uykusuza masallar

çok fena bir albümmü$ bu arkada$ım..çok fena.
hepsi birbirinden güzel, hepsi ayrı bir yere dokunuyor. acıya "parlatalım apla" mantığı ile yakla$ıyor. özellikle "yüzün" parçası pek bir hoşuma gitti. içimizde barınan yasaklılara armağan ettik bizde bu $arkıyı. (çok yıldız tilbe tarzı cümleler bunlar!)

özlesen de arasan da
kendine sakla.kendine sakla.
herkes her şey senin olsun.
bir beni yasakla.bir beni yasakla.
bir beni yasakla.
tek beni yasakla.

yasak lan i$te. (elif: ben imkansız aşklar için yaratılmışım/bostancı) =))

18 Mayıs 2008

koçfest 2008

gün geçmiyor ki anadolu üniversitesi insanı gt etmesin. şenliklere yine -yine kelimesine dikkat- şebnem ferah geliyor,ferhat göçer'i çağırmışlar, hay allahım biz bu sene kimi dinliyeceğiz tarzı bir çok yakarış sonrasında dertlerimizin ne kadar büyük olduğunu test etmek amacı ile bir yumak insan(!) konsere gittik.

konser alanına vardığımızda hayko cepkin çoktan ortalığı birbirine katmış, feryat figan bağırıyordu. iyi oldu yetiştik, adam kesinlikle dananın teki.. yıktı geçti ortalığı.. ama o gecenin en az beklenen ismi olarak şebnem ferah kendine aşık etti, öldürdü, diriltti. önyargılarımızın hepsini nereye attık hatırlamıyorum ama geçen sene istediği gibi bir performans sergileyemediği ve bu senenin diğer senelerin aksine daha farklı olacağını söyleyerek başladı konsere. aynen dediği gibi oldu. ağzımız açık izledik konseri. konusmasına, mimiklerine ne yaptıysa artık o kadar farklı geldi ki gözümüze onu ilk defa görüyormuşuz gibi izleyip, şarkılarını da daha önce hiç duymamışcasına dinledik. (vay kürt) ve farkettik ki çok feci kürt moduna bürünmüşüz, terketmek lazım mekanı. haliyle kendimizden utanıp eve dönsekte pek eğlendik, pek mutlu olduk.

sırada duman ve ferhat göçer falan var. ferhat'ı at gitsin de duman dinlenir.. yani hiç yoktan iyidir.

09 Mayıs 2008

glow in the dark

bu gece glow'da ibrahim ve arkandalarının cazgır grubu "birileri" ve dinleye dinleye bir türlü doyamadığımız RomanistLatino sahne alacak. birileri ile 70'lerin ve 80'lerin unutulmaz disco parçalarında kendini dağıtacak olan eski$ehir'in leş bir o kadar da ağır başlı takılan(!) gençliği, roman-balkan havalarında goran damarlarının tuttuğunu farkedip kendilerini rezil kepaze ediceklerdir. ilgilenen arkadaşlar, unutmasınlar ki biletlere bir telefon kadar yakınlar.

korkma canım, ara, sana da bilet var.. herkese bilet var..sakin ol.


06 Mayıs 2008

sunken soldiers ball

zehra sayesinde tanıştığım agua de annique'nin her bir şarkısını ayrı sevmeme rağmen sunken soldiers ball'un acaip bir yeri var. (dikkat ediniz, bende herseyin bir yeri var =P ) anneke'nin sesine,kaşına, gözüne kurban olmaktayım şu sıralar.. (i'm from muş ovası) ama şu sözlere bir bakın;

i can't go home i cannot sleep
i cannot give i cannot keep
this heart of stone has left me here
with only rumours of you left
i guess to see you leaving was for the best

i drink too much and spend my days
like a sailor lost at sea
and you were like the mermaid in that danish fairy tale
i guess the best thing i could do is to sail

away from this sunken soldiers ball
away do you remember me at all?
i have no better words than thank you and goodbye
i wish i didn't have to see our love die

at last i'm home my horse will rest
this tattoed heart this trembling chest
must be alone and carry this sorrow back to bed
i hope there was no innocent blood shed

away from this sunken soldiers ball
away do you remember me at all?
i have no better words than thank you and goodbye
i wish i didn't have to see our love die.

ardından açın beautiful one'ı.. mustahak olsun size =p

"i wish you raised a child over me
keep filling me with your beauty"
....
"i wish I never left
before I have said
you are the one"

*kessen bu kadar acımazdı hani..

05 Mayıs 2008

hot summer

veeee 15 sene sonra bon jovi türkiye'de... yavuz'un çıtlatmasıyla önümüzdeki 10 senenin(!) güzel geçmesini sağlayacak haberi az önce almış bulunmaktayım. 1993'de metallica, michael jackson ve madonna konser yazından sonraki en güzel yazdır 2008 yazı. şöyle ki bu yazın konserleri aynen şöyledir;

*20 haziran 2008 opeth (ne yaptın bana ali? asdajsld! )
*5 temmuz 2008 alanis morissette,(masstival)
*6 temmuz 2008 def leppard,(masstival)
*6 temmuz 2008 whitesnake,(masstival)
*13 temmuz 2008 judas priest,
*13 temmuz 2008 massive attack,
*20 temmuz 2008 bon jovi,
*27 temmuz 2008 metallica,
*27 temmuz 2008 pentagram(metallica alt grup)
*30 temmuz 2008 lenny kravitz,
*3 agustos 2008 bjork.

allahım sana geliyorum!?!?!

duygu sömürüsü

anadolu üniversitesi'nin türkçe dersinde A+ almanın en kısa yolu aynen şöyle gençler;
itinayla nazım hikmet'ten iki ayrı bölümden oluşan "herkes gibisin" ve "bence sen de şimdi herkes gibisin" şiirleri ezberlenir. fona da can atilla'dan "hamamda ilk gözyaşları" konur. ve acı çekerek şiir okunur.bu kadar işte.

p.s. : hissederek okursanız, duygu sömürünüzün işe yaradığını göreceksiniz.(tecrübeyle sabittir.)

*herkes gibisin;
gönlümle baş başa düşündüm demin;
artık bir sihirsiz nefes gibisin.
şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
akisleri sönen bir ses gibisin.

mâziye karışıp sevda yeminim,
bir anda unuttum seni, eminim
kalbimde kalbine yok bile kinim
bence artık sen de herkes gibisin.

*bence sen de şimdi herkes gibisin;

gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
onlardan kalbime sevda geçmiyor
ben yordum ruhumu biraz da sen yor
çünkü bence şimdi herkes gibisin

yolunu beklerken daha dün gece
kaçıyorum bugün senden gizlice
kalbime baktım da işte iyice
anladım ki sen de herkes gibisin

büsbütün unuttum seni eminim
maziye karıştı şimdi yeminim
kalbimde senin için yok bile kinim
bence sen de şimdi herkes gibisin

yarım kalan şarap


kres'in zaman yok albümünden bir sarkı. gayet önyargı ile yaklasıp, sonra da -çok çok afedersiniz ama- durduk yerde adamın amına koyan şarkılar listesine yerleştirdim bunu. yarım kalan şarap, bitmeyen hikayeleri anlatıyor olsa da, bana hiç başlayamayan hikayeleri de çağrıştırdı. özellikle rakı bardağı ile içilen şarapları, olmaz kızım deyip susuşları.. belki de kalıp senin yanında,uzanıp koynuna,yarım kalan o şarabı içmeliydim..

daraldım! ama sizi de darlamak için sözlerini de yazıcam,üzgünüm.

belki de o son gece
konusmaliydim seninle
simdi dusununce...
aptallik etmişim

kalip senin yaninda
uzanip koynuna
yarim kalan o sarabi
icmeliydim

belki de o son gece
sevismeliydim seninle
simdi dusununce...
kendimde degilmisim

kalip senin yaninda
uzanip koynuna
yarim kalan o sarabi
icmeliydim

"bak bir yildiz kayiyor"

buyrun bu da videosu: (pek dandik olmuş gerçi) http://youtube.com/watch?v=Lj22vE_nB1o&feature=related


düşlerime kal

"beni sana çağıran her ne ise sustur
yaşanınca tükenir bilirsin
gemilere yük yüreğim gemiler okyanuslara
düşlerime kal
gözlerime bak gözlerimi yak
bu kadarı yeter
düşlerime kal
kalbimde bir pişmalık olma
tenimde sıradan anı
yatağımdaki tükeniş olma
düşlerime kal"

feridun'un takdir edilesi şarkılarından bir tanesi. "sen de herkes gibisin.." dememek.. garip bir korku var sözlerde. nasıl sevginin varsa korkunun da özleminde bir sınırı var belli ki. "bu kadarı yeter, düşlerime kal.." akıllarda; fazlasının, onları uçurumdan aşağı yuvarlamak olduğunun bilinci.. ama en güzel haykırış; "kalbimde pişmanlık olma, tenimde sıradan anı.." sadece düşlerime kal.. hep iyi ve tek olduğun yerde...

02 Mayıs 2008

eski$ehir

mayıs eski$ehirliler için şenlik ayıdır. panayırlar, konserler derken koca bir ay tatil anlamına gelir lakin anadolu üniversitesi'nin bir çok şeyi beceremediği gibi bunu da becerememesi yedi bitirdi bizi. bu sene de alakasız isim olarak ferhat göçer'i çağırmışlar şenliğe. bunun dışında şebnem ferah, pinhani, hayko cepkin geliyormuş. 222'nin de mayıs ayı içindeki konser planında, hande yener, murat boz gibi isimler var. sen ki koca üniversitesin,sen ki milletin okumak için can attığı bir şehirsin.. aslansınız, kaplansınız.. e peki, bu konsere gelen isimler nedir arkadaşım? (cos, hayko cepkin'e birsey demiyorum, bağırma =P )

01 Mayıs 2008

still staying on my path?!

i want to live in fire
with all the taste i desire
it’s all good if you let me dive
with some sharks on the ground

you loose your routine
cause i found my path

what the hell are you trying
now i know there is something more
what happened to you
still staying on my path
are you still denying
now i know there is something more
that this is the truth
it’s all in you

what do you came for
what did you expect to find

so boundless i feel
and boundless all my fears
stop running back to old times

you loose your routine
cause i found my path

what the hell are you trying
now i know there is something more
what happened to you
still staying on my path
are you still denying
now i know there is something more
that this is the truth
it’s all in you..

her şarkı, hayatınızın hangi döneminde olursanız olsun elbet kendine yer edinir, yaşadıklarınızı sizin yerinize dile getirir. özellikle olaylara fon müziği koymayı sevenler için, çok alışılagelmiş birseydir. apocalyptica ve sandra nasic'in imzasını taşıyan "path" de böyle bir garip fon müziğidir benim için. insanın çığlık çığlığa "what the hell are you trying?" diye sorası geliyor. ama nasıl olsa cevap umrunuzda değil, değil mi?. bırakın kafanızdaki ses bağırıp, çağırsın..

26 Nisan 2008

fix u

coldplay'in ayrılmaz ikilisi x&y albümünden. her akşam olduğu gibi elif ile şarkı atıyoruz birbirimize ama dün gece en büyük kazığını atıp coldplay'e buladı beni. (gerçi bende bunalıma sokucak bir çok parça savurdum ona doğru ama, fix you ve the sicentist karşısında dayanıcak gücüm kalmadı)
şu sözleri okuyunca siz de anlayacaksınız ne demek istediğimi..

when you try your best but you don't succeed
when you get what you want but not what you need
when you feel so tired but you can't sleep
stuck in reverse.

and the tears come streaming down your face
when you lose something you can't replace
when you love someone but it goes to waste
could it be worse?

lights will guide you home
and ignite your bones
and i will try to fix you

and high up above or down below
when you're too in love to let it go
but if you never try you'll never know
just what you're worth

lights will guide you home
and ignite your bones
and i will try to fix you
tears stream, down on your face

when you lose something you cannot replace
tears stream down on your face
and i..
tears stream, down on your face
i promise you i will learn from my mistakes
tears stream down on your face
and i..

lights will guide you home
and ignite your bones
and i will try to fix you.


aşık insan chris martin yine öldürüp, diriltiyor sizi. yazıyor, söylüyor yine geçiriyor sizi kendinizden. bu melodi ve lyrics ile ne düşünebilir insan bilmiyorum ama ayrılığın sonrasında bir insanın ağzından çıkabilecek en mantıklı cümleleri söylüyor.

and the tears come streaming down your face
when you lose something you can't replace
when you love someone but it goes to waste
could it be worse?

Could it be worse? but if you never try you'll never know..

25 Nisan 2008

tekiladandır..

''hala dün gibi hatırlarım, her anını anıların
biraz hırçınım bu yüzden biraz hüzünlüdür hep bi yanım
hala sızlar için için her biri yaralarımın
dalgalıdır denizim bu yüzden,biraz ıssızdır hep kıyılarım
bir yanar bir sönerim,bir ağlar bir gülerim
pare pare buruktur hep sevinçlerim
dağ gibi derya gibi, bende acılar şahidim şarkılar
ne zaman ümitle hayata göz kırpsam
çiçekler açsam kapıma dayanır sonbahar
çok erken tanıdım, çok erken tattım cilvesini kaderin
zamansız büyüdüm şimdi,kayıp çocukluk günlerim
bir yanar bir sönerim,bir ağlar bir gülerim
pare pare buruktur hep sevinçlerim
dağ gibi derya gibi,bende acılar şahidim şarkılar
ne zaman ümitle hayata göz kırpsam
çiçekler açsam kapıma dayanır sonbahar.."


Onca senedir, sadece akılda kalan bir kaç şarkısı ile hatırladığım, son albümlerini inatla dinlemediğim ve artık sevmediğime karar verdiğim mega-star(!); tarkan. metamorfoz ismi de tipi kadar itici gelmişti ilk başta. ama geçen hafta istanbul'da yaptığımız tekila gecesindesinde 6. şatın sonunda klibine denk geldik. çakır keyifiz... inat ediyorum izlememek için. çilem'in desteği ile önyargılarımdan kurtulup ( inanın benim için çok zor oldu =P ) klibi izlemeye başladım. eh fena olmamamış dedim. neyse sabaha doğru tekrar çıktı karsımıza.. bu sefer kafalar, tekilanın üzerine çektiğimiz ciladan dolayı süresiz gezintiye çıkmış, nerdeyiz bilmiyoruz. dinledim şarkıyı. sözleri fena geldi, eh dedim ne oluyor? ne biçim sözler bunlar? nasıl bir melodi bu? gibi bir ton devrik soru sordum etrafımdaki insanlara. olayın üzerinden bir hafta geçmesine rağmen hala şarkıyı dinliyorum aralıksız. fenaymış arkadaşım. özellikle nakaratı bitirdi beni. ama ben hala tekiladan olduğunu düşünmek istiyorum. ha? evet, evet tekiladandır!