hayatın böğründen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayatın böğründen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

03 Mayıs 2010

Summer Wine


Tüm zamanların en mutlu anne-kız konuşması;

anne: "sesin niye bozuk.. hayırdır annecim?"

kız: "özledim."

anne: "sürekli görüştüğümüze göre, beni değil herhalde."

kız: "ohoo balım seni de özlüyorum da onu bir ayrı özlüyorum biliyorsun. kıskançlık yapmayalım. sen büyüksün. alttan almalısın bence."

anne: "senin arkadaşın değil de annen olduğumu ne zaman kavrayacaksın acaba koca eşşek?"

kız: "haha anne bildiğin kıskançsın ya! hadi annem, öyle bir cümle söyle ki bana şu telefonu kapattığımda zevkten dört köşe olayım."

anne: (anında cevabı yapıştırır) "allah ne murad(t)ın varsa versin annecim. "

kız: "............."


bu kadın daha kilit bir cümle kurabilir miydi? hiç zannetmiyorum.. nitekim mutluluktan bir sürü köşe edinilmiştir bu konuşmadan sonra. bu anneyi sevmemek, ona tapmamak, onu baştacı etmemek mümkün müdür ? :)
ağzını, burnunu afiyetle yerim kadın! :)

31 Aralık 2009

Re re re Ra ra ra Nice Mutlu Yıllara..!!


Yeni yıl; bizlere güzel şeyler getirecekse getirsin de, 5 getirip 10 götürmezse sevinirim. Bu sene pek birsey istemiyorum. 2010 akıllı olsun yeter.

hadi hadi hepinize

Mutlu seneler! :)

29 Aralık 2009

hayatın böğründen -II-


Kız kardeşim sabahtan beri, -ne hikmetse- victoria's secret defilelerini izliyor.. Normalde dayanamayıp kapatır, bu sefer pür dikkat.. Konuşmuyor da kimseyle. Muhabbet açılsın diye dayanamayıp girişiyorum olaya.

x: kız kardeşim
y: ben

y: Yılbaşı koleksiyonu çok güzel olmuş. her yer kırmızı.. miiis! ablalar da şahane.
x: şahane şahane ya. podyuma çıkmadan önce 4-5 saat vücud makyajı yapıyorlarmış bu şahane ablalara.
y: yuh eziyete gel. e değiyor ama?
x: kalçalarında 20 kat makyaj var ama? bana da yapsan o makyajdan, bende öyle artistlenirim?!
ki benim ihtiyacım yok düşün bir de :)
y: yok mu? o değilde sendeki nasıl bir özgüven çocuğum?
x: akıllı ol. akrep burcu hatunuyla konuşuyorsun!
y: ?!?! ya..
x: akrep!


herşeye mantıklı bir açıklama getirmezlerse ölür bu akrep burçları, kesinlikle bir numaraları kalmaz. onu anladım. huzursuz musunuz ya?!! :)

20 Haziran 2009

Ah Şu Kadınlar..


Son bir kaç gündür blog yazarları kadınların kadınlara olan düşmanlığından söz edip duruyorlar, bende kendi payıma düşeni biraz biziklemek istedim. Burdan da belirtmeliyim ki, hepsi çok güzel yazılardı, ellerinize sağlık.

Şimdi, kadının kadına olan düşmanlığı deyince pek çoğunuz gibi benimde aklıma erkek faktörü geliyor maalesef. Bazı kadınlar, diğerlerini ezerek, kötüleyerek erkek gözünde daha iyi bir yer de olma hayalleri kurduklarından dolayı, asla evrimini tamamlayamamış insan durumuna düştüklerini göremezler. "Ay şuna bak kamil can, salak kız manitasına neler yapıyor, ay blog da göt yazmış ne kadar ayııııp, kız dedigin az alttan almasını bilirr yaaa, ben hiç öyle şeyler yapmam..bik bik vik vik..." gibi yorumlar yapılmaması içten bile değildir. Peki nedir bu kızımızın derdi, tasası? Şöyle ki; yanındaki adama "bak osman can ben ondan daha iyiyim. Ye beni, kütürdet beni!" imajı vermek.

Ha o osmanlar, kamiller kıymet biliyorsa ne ala memleket, ah ne güzeldir istanbul! Ama işte sorun şu ki; erkekte kıymet bilmez ki. Erkek dedigin üç kağıtçıdır. O seninle, x hatun arasında ayrım gözetmez. Hepiniz aynısınız der geçer. O dedikoducu ise sende dedikoducusundur. Niye kendi kendini ne ele veriyorsun ki canım ablacım. Ne için döküyorsun güzel dilini? Evrimini tamamla da rahatla önce.

Yanlış anlaşılmasın; erkekler 10 numaradır, ne güzeldir onlarla hayat, allah başımızdan eksik etmesindir ama abartmamak lazım. Örnek verelim; kendinizi hikayenin hatun kişisi yerine koyun. Sevgilinizin eski kız arkadaşını bir türlü hazmedemiyorsunuz, içten içe deli oluyorsunuz kıza. Sonuçta her iki tarafta başka birileri ile beraber, uzun soluklu ilişkiler içinde. Ama gelin görün ki; her iki tarafta allahtan belalarını aradıkları için midir bilinmez, arada tekrar tekrar eski defterler açılır. Erkek merakının kurbanı olur, çünkü kadın ego tatmini peşindedir. Ya da yeni kızdan hoşlanmıyordur, tek amacı huzursuz etmektir.


Ne olur? Erkek eskisine "seni bir türlü unutamadım, ne güzel koştururdun peşinden beni, ah yıllanmış şarap gibisin şerefisizim!" türünde saçmalıklarla onun egosunu zirve yaptırır. Çakal eski sevgili ise; "bak benim ne güzel ilişkim var, ama bu da dursun kenarda, herkes beni sevsin layn!" düşüncesindedir. Erkek avdır, eski sevgilide yeni manita anlamaz avlar, rahatlar.

Bu hüzünlü ve tipik hikayenin sonunda, yeni manita hep eskiyi suçlar. "Vay ahlaksız, vay cibiliyetsiz kadın!" diye.. Şimdi tek suç eski manitanın mıdır? Tabii ki hayır. Kadın o, ego tatmini istiyor. Doğasında var ne yapsın.. Diğer bir yandan, niye kadının aklına, kendi erkeği zannettiği adamın karaktersiz ve kaypak bir erkek olduğu gelmez? Niye onu suçlamaz, neden bu kadar zavallı gibi davranır? Diyorum ben size, eski sevgililer sizin erkeğinizden gazı almadığı sürece zararsızdırlar. Sevgilinizde erkek olsun biraz da, arkasından güldürmesin kendine değil mi?

Şimdi sosyal mesaj veriyorum, biraz ciddiye alınsın.. :P
Siz kadınlar, evriminizi tamamlayın. Diğer kadınları sevin, kollayın. Onlarda sizden. Sataşmayın. Bakın keyfinize. Hayata karşı sağlam bir duruşa sahip olmayan erkeklerden uzak durun, kendi neslinizi sırf bu yüzden suçlamayın. Manitanız genellemelere uymuyorsa, gidin atlayın üstüne. Sabah öpücüğü verin bişi yapın artık. Ama onlara yaranmak için karaktersiz olmayın. Ha ille erkek erkek diyorsan canım arkadaşım, çık dışarı daha çok var onlardan.. bulursun yine.

neyse bak tansiyonum çıktı yine. canımı sıkmayın..
aushdadh :)

04 Ocak 2009

i love you but..


"No One Must Know.."

21 Aralık 2008

kısa kısa, inceden...


* Gece oldu mu darlanıyorum ben arkadaş.. birseyler oluyor, sinirleniyorum.
agresif, tripli bir hatun oluyorum. hoş değil. (ben bunu bir yazı da yine yazmıstım ya)

* Erkeğin -çok afedersiniz- o. ağızlısından hiç hoşlanmıyorum. muhabbeti kestiğinde de olmuyor, inatla konuşuyorlar, inatla hayatını karıştırıyorlar. bir sktrsn gitsinler artık. hadi canım sağdan sağdan..

* ha bu arada gördüğünüz gibi "hayatın böğründen" diye bir şey var artık blog'um da.
yazı dizisi olucak o. altını çiziyorum yaşadığım şeyler değil, tespit böceği yanımın gördüğü şeyleri aktarıcam. baştan anlaşalım da kimse üstüne almasın. severing hepinizi!

* yorum konusuna da açıklık getirelim. Yorum fasilitesi şu durumda çalışır modda: yazının başlığına tıklayın ve yazının altında yorum gönder kısmına yorumunuzu bırakın veyahut olan yorumları okuyun canlarım. diğer türlü kaç yorum var falan görünmüyor. en kısa zaman da çözeceğim bunu da.

* pek sevgili babamın ameliyatı dolayısı ile bursa'daydım bu hafta sonu. hiç özlememişim. hala aynı dar,sıkıcı bursa. fakat anne ile babanın ayrı koltuklarda kardeş kardeş uyumaları ve birbirlerine göz kulak olmalarından dolayı battal boy yatak benimdi sevgili okurlar. şu karınca yiyen boyumla ancak battal boyda rahat edebiliyorum onu kavradım. huzurlu uyku direk oeeeh =)

* bak yine aklıma geldi. dedikodu.. az kaldı geberticem karaktersizler.. biraz daha konuşun bakalım..

* bir insanı artistlesmesin diye, daha mı az seversiniz? böyle birsey var mıdır? varsa ne işe yarar? çok merak ediyorum. haliyle ben bunu beceremiyorum. ne kaybederim ki?

* sevgi neydi? sevgi emekti.. samet onu baba bildi.. zszsz! selvi boylum al yazmalım forever =p

* cimbom nasıl attı 4 tane ama meheehe. o değilde forma almalıyım kendime bir adet. uf!

* patates kızartması ile kahveye aynı anda taparım. ivet!

* geçenler de arkadaşın teki; sende değişik bir sey var. kalp gözü acık olur ya bir insanın aynen öyle dedi.. birsey diyemedim. ne denir ki zaten? =p

* çok net rüyalar görüyorum. olan biteni sormama gerek kalmıyor. kim kimle nerde takılmıs, kimle yatmıs, kim aldatıyor cok net görüyorum. ondan sonra da baskaları onaylıyor zaten.
kalp gözüm mü açık ne? ahah=)

* bir kadını asla küçümsemeyin. cok zararlı cıkabilrsiniz. kadın şerri diye birsey var. kötü bence.
=)

* kelimeler de tehlikeli. nerde ne söylediğinize dikkat edin. hava, su ve tabii ki "yol" olarak geri dönebilir. söylemesi..

* yapmam dediğim herseyi yapmısım.. çok büyük konusuyormusum mis gibi.. tükürdügümü yalattılar cok net bir sekilde. yine yaa =)

* bir kere cok sevdim. herkes konuştu. sizi olumsuz etkileyecek kimseden tavsiye almayın.hele saglıklı ilişkiler kuramayan birinden asla!

* öğretmen hanım oldum ben. ders verecegiiiim eskisi gibi. neksel neksel..

* ana aklıma geldi. eski sevgilinin eski sevgilisini takan bir insan grubu mevcut su hayatta. sunu düsünün bir de; sizin ki yol yapmasa eski sevgili neden canınızı sıksın ki?! eger o da birsey yapmıyorsa niye darlıyorsunuz birbirinizi bilmem.. bir rahad olun.

* amy winehouse- back to black! su sarkıya biraz respect.. biraz! =)

neyse; rahad moduma geri döneyim.çemkirdim rahatladım.
bir huzura dogru yazısının sonuna daha geldik.. severim hepinizi.

19 Aralık 2008

hayatın böğründen.. -I-


Şehrin en kalabalık cafelerinden birinde bir kadın bir erkek.
Sessizce kahvelerini içiyorlar ama belli birazdan fırtına kopacak ve girişecekler birbirlerine..
Erkek belli ki çok asabi, hatun hiç oralı değil gibi duruyorsa da karşısında ki iri cüsseli arkadaşa
kafa atma isteği ile yanıp tutuşuyor. tırsıyor bir miktar, sağ çıkamaz o cafeden biliyor..

Beyimiz başlıyor çemkirmeye,çok dolmuş..yazık.

"Bıktım,olmuyor seninle. Sürekli bir trip halleri, çemkirmeler, kavgalar,gürültüler bitmiyor..
Daha ne istiyorsun anlamıyorum ki..Ne diye bu çektiğim karı dırdırı.."

Kadın inatla çok sakin.cevap vermiyor. Adam devam ediyor..

"Hayır necla ne istiyorsun anlamıyorum gercekten. Neyin eksik? Bak yakın arkadaşlarınla yatmadım, en azından gözüne soka soka seni aldatmadım. Evlenme vaatleri ile de kandırmadım. Sen kendin geldin bana.Hani beni seviyordun,hani aşıktın?!"

Ablamız hala çok sakindir. Adamın mantalitesi öldüren cinstendir çünkü.
Bir sey dememek için zor tutar kendini. Kemal kişisi karşısında ki hatun kişinin sustuğunu görünce daha da dellenir. Bütün cafe'yi ayağa kaldırır.

"Lan bak susma, delirtiyorsun beni. Normalde bik bik susmazsın, ben bir sey deyince dilin hemen kaçar boğazına(!) Lan bana bak baska biri mi var yoksa? Hayır bir de senin gibi hatunu benden baska kim begenir anlamıyorum. anlamıyorum lan cidden. Sürekli konusuyorsun, birsey begenmiyorsun, canımı da sıkıyorsun. git bir aynaya bak, su haline bak. cocuk gibisin lan.
Senin yanında duruyorum diye sevinmen lazım asıl. Of adamı cıldırtırsın sen bak hala susuyor! Bir sey de bana, agzını burnunu kırmıyım milletin icinde.."

Abla bizim bile sinirlerimizi bozan bir sakinlik içinde bakar (eski) sevgilisine,
"emin misin benden birseyler duymaya?" diye sorar..
Kemal abimiz oyucu bakışlar atar hatuna; "EVET!" tadında gürler.

hatun kızımız aynen söyle cevaplar karsısında ki danayı;

"Bak kemal haklısın sen de tabii. Baksana benim tipime, bir bok yok. Bakma sen iyi dayandın, daha iyisini bulamadıgından yanımdasın zaten. Ama madem bitiriyoruz bu ilişkiyi burda.. bende tek birsey söyleyeyim sana, içimde kalmasın madem.

O kadar mükemmel bir insansın ki; benim bu kadar kötü huyumun yanında sen sadece erken boşalma sorunu yaşıyorsun.. Ne kadar ŞANSLISIN!"



ve haliyle necla abla oyunda, hayatta, elbette ki bizlerin gözünde frikikten golünü atar..
mavi ekranda düzelmeyi bekleyen kemal abiyi bırakır, cafe'den çıkar,gider..


kemal sen kendin kaşındın be canım arkadaşım..