ebenizle fazla haşır neşir olmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ebenizle fazla haşır neşir olmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

05 Ocak 2010

wtf ?!


* evimizde tatlı mı tatlı, zevzek mi zevzek bir amerikalı misafirimiz var. (gerçi amerikalı olduğuna ben pek inanmıyorum zira kendisi türk kahvesi içip içip fal için kapatıyor da..) ayrıca küçük kankama sürekli belly dance yaptırıyor. biri çekip alsın beni! :))

* "Raif...Şimsi ben gidiyorum... Ama ne zaman çağırırsan gelirim, nereye çağırırsan gelirim..."
-Kürk mantolu madonna-

* rica ediyorum kimse rakıyı, vodka & tang i shot yapmasın!

* Zekanın bir sınırı vardır ama aptallığın asla! aptal sarışınlar bu akşam, sizin için içiyoruz. :)

* İstanbul'da sonbahara da inanmıyordum, kış geldi ona da inanamıyorum. ama bir soğuk hava dalgası var ve bi de balkanlar.. balkanlar?! akıllı olsanıza!

* yeniye, eskiyi anlatmanın en basit yolu;
- "hiçbir kadın hiç bir erkeği ve hiç bir erkek hiçbir kadını bu biçim sevmedi. " yeterli oldu mu?
- evet. hiç sormadım farzet.
- üzgünüm.. dur dur degilim. konu neydi?

* yahşi batı'yı izledim. cem yılmaz'ın en izlenesi filmi. fes bir insana bu kadar yakışmamalı. :)

* cem adına karşı duyarlı insanlar var aramızda.. ya da kız kardeşimin kimyası bozuldu bilmiyorum.. çünkü kız kardeşimin cem adrian dinleyince dişi, cem karaca dinleyince başı ağırıyor. bu bir rastlantı olamaz bebegim :P

* ezel diye bir dizi varmış. olmasın. rica ediyorum; imirzalıoğlu da deli yürek modundan çıksın.
bu kadar tipsiz bir adamı niye tanrı moduna sokuyoruz anlamıyorum ki. ayrıca gençler, iletilerinize; ömer'in zayıflığı, sadakatli olmasıydı falan yazmayın. of çok tepkiliyim.

* saç boyalarının üzerinde romantik turuncu tonu yazmasını istiyorum bundan sonra. :)

* agua de annique dinleyin, dinlettirin. özellikle wonder'ı.

* yaş saklama sorunu var insanlarda. biri kendinden küçük sevgili için, diğeri kendinden büyük yatak arkadaşı için bir başka salak da listesinde ki gencler ağır karakterini, yaşıyla ölçmesinler diye saklıyor. peki rahatsızlar mı? e yani.

* ufak kardeşimle ilişkimiz bir garipleşiyor. benim oğlum o. ben doğurdum. çok özlüyorum pisliği ya.

* skype iyi ki varsın. google chrome ağzını yerim. ama canım blog'um.. daha çok yirim seni.

* uuu samim?! meliha?! canım ailem?! e seviyorum!

* samwell rüyalarıma giriyorsun anacım. etme, eyleme :)

son olarak;

* "we seni sewiorum ws ws.."
gün gelecek, "v" harfi hepinizden hesap soracak...

şimdi gideyim, yine gelirim.

21 Aralık 2008

kısa kısa, inceden...


* Gece oldu mu darlanıyorum ben arkadaş.. birseyler oluyor, sinirleniyorum.
agresif, tripli bir hatun oluyorum. hoş değil. (ben bunu bir yazı da yine yazmıstım ya)

* Erkeğin -çok afedersiniz- o. ağızlısından hiç hoşlanmıyorum. muhabbeti kestiğinde de olmuyor, inatla konuşuyorlar, inatla hayatını karıştırıyorlar. bir sktrsn gitsinler artık. hadi canım sağdan sağdan..

* ha bu arada gördüğünüz gibi "hayatın böğründen" diye bir şey var artık blog'um da.
yazı dizisi olucak o. altını çiziyorum yaşadığım şeyler değil, tespit böceği yanımın gördüğü şeyleri aktarıcam. baştan anlaşalım da kimse üstüne almasın. severing hepinizi!

* yorum konusuna da açıklık getirelim. Yorum fasilitesi şu durumda çalışır modda: yazının başlığına tıklayın ve yazının altında yorum gönder kısmına yorumunuzu bırakın veyahut olan yorumları okuyun canlarım. diğer türlü kaç yorum var falan görünmüyor. en kısa zaman da çözeceğim bunu da.

* pek sevgili babamın ameliyatı dolayısı ile bursa'daydım bu hafta sonu. hiç özlememişim. hala aynı dar,sıkıcı bursa. fakat anne ile babanın ayrı koltuklarda kardeş kardeş uyumaları ve birbirlerine göz kulak olmalarından dolayı battal boy yatak benimdi sevgili okurlar. şu karınca yiyen boyumla ancak battal boyda rahat edebiliyorum onu kavradım. huzurlu uyku direk oeeeh =)

* bak yine aklıma geldi. dedikodu.. az kaldı geberticem karaktersizler.. biraz daha konuşun bakalım..

* bir insanı artistlesmesin diye, daha mı az seversiniz? böyle birsey var mıdır? varsa ne işe yarar? çok merak ediyorum. haliyle ben bunu beceremiyorum. ne kaybederim ki?

* sevgi neydi? sevgi emekti.. samet onu baba bildi.. zszsz! selvi boylum al yazmalım forever =p

* cimbom nasıl attı 4 tane ama meheehe. o değilde forma almalıyım kendime bir adet. uf!

* patates kızartması ile kahveye aynı anda taparım. ivet!

* geçenler de arkadaşın teki; sende değişik bir sey var. kalp gözü acık olur ya bir insanın aynen öyle dedi.. birsey diyemedim. ne denir ki zaten? =p

* çok net rüyalar görüyorum. olan biteni sormama gerek kalmıyor. kim kimle nerde takılmıs, kimle yatmıs, kim aldatıyor cok net görüyorum. ondan sonra da baskaları onaylıyor zaten.
kalp gözüm mü açık ne? ahah=)

* bir kadını asla küçümsemeyin. cok zararlı cıkabilrsiniz. kadın şerri diye birsey var. kötü bence.
=)

* kelimeler de tehlikeli. nerde ne söylediğinize dikkat edin. hava, su ve tabii ki "yol" olarak geri dönebilir. söylemesi..

* yapmam dediğim herseyi yapmısım.. çok büyük konusuyormusum mis gibi.. tükürdügümü yalattılar cok net bir sekilde. yine yaa =)

* bir kere cok sevdim. herkes konuştu. sizi olumsuz etkileyecek kimseden tavsiye almayın.hele saglıklı ilişkiler kuramayan birinden asla!

* öğretmen hanım oldum ben. ders verecegiiiim eskisi gibi. neksel neksel..

* ana aklıma geldi. eski sevgilinin eski sevgilisini takan bir insan grubu mevcut su hayatta. sunu düsünün bir de; sizin ki yol yapmasa eski sevgili neden canınızı sıksın ki?! eger o da birsey yapmıyorsa niye darlıyorsunuz birbirinizi bilmem.. bir rahad olun.

* amy winehouse- back to black! su sarkıya biraz respect.. biraz! =)

neyse; rahad moduma geri döneyim.çemkirdim rahatladım.
bir huzura dogru yazısının sonuna daha geldik.. severim hepinizi.

27 Ekim 2008

be half wit as much as you can!

YÜCE(!) Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 20.10.2008'nde aldığı kararla 3 gündür blog alemi büyük bir karmaşanın içinde.. hepimizin yazma hevesi kursağına çiviyle cakıldı sanki. hayal kırıklığı ve en çok da yapılanların haksızlık olduğu düşüncesiyle sinir küpüyüz.. ya bir yolunu bulup hala bloglarımızda yazabiliyor muyuz? elbette.. bunu henüz engelleyebilecek kapasite de insanlar yok bizim hükümetimizde. ama asıl sıkıntımız youtube,wordpress ve diğer sitelere karşı alınan kapatma kararı. bizim ülkemizde bu kadar basit işte hersey.
"haa surda bilmem ne videosu varmıs dur kapatalım... aaa dallamanın teki surda x kişisi hakkında yorum yapmıs kapatalım. a.k cocuguna bak ebeme küfretmiş, kapat koca siteyi.." bu kadar işte. ne sonuclar dogurabilecegi,kimin-nasıl-ne sekilde insan haklarının ihlal edilebilegi göz ardı edilerek yapılan bu eylemler bizlere tekrar tekrar su cümleleri düsündürdü;

"bu canım ülke de, bu kadar akıllı, bilgili, kültürlü, modern ve en önemlisi birbirine saygılı büyüklerimiz varken
bizim gibi insanlara, genclere kim birsey söylemek düsmez! "

"bu ülkede olabildigince moron olmak, etliye sütlüye karısmamak, kararlara karsı cıkmamak ve koyun sürüsünde ki yerinizi almaktan baska yapıcak hiç birseyiniz yok" mantıgı güdüldükçe biz ilerlemek bir kenara, bulundugumuz konumu hayal ettiğimizi düsünmeye baslayacagız bir süre sonra..
neyse..
aslında söylecek daha bir çok seyimiz var.. şikayet edecegimiz çok sey.. ama diger yazarlar gibi yapıp,edebimizle
bunu nasıl asacagımızı, buna bir son verecegimizi -gerektigi sekilde- düsünmeli ve buna göre hareket etmeliyiz.

her ne kadar bu ülkenin yenilikçi,haklarına sahip çıkan,adam akıllı genclere ihtiyacı olmasa da (!!!!) moron olmayın arkadaslar.. o koyun sürüsüne kaptırmayın kendinizi...